“Başarıyı yakalıyordum… ama aradığım mutluluğu bulamıyordum.” – Hakime’nin Hikâyesi
Gülay Dinç
“Sonlu başarılar değil, sonsuz bir iyi oluş hâlini arıyorum.” – Gülay Dinç’in Hikâyesi
Gülay Dinç, IMCP’ye katıldığında hep başarmaktan, hep yarışmaktan ve hep güçlü olmaktan yorulduğunu; hayatta kaldığını ama iyi hissetmediğini anlatıyor. MCP Koçluk Sertifika Programı sürecinde ise acıya katlanmak zorunda olmadığını gördüğünü, sevinci seçebileceğini fark ettiğini ve sakin ama güçlü bir bilince sahip olduğunu söylüyor.
Seni biraz tanıyabilir miyiz?
Ben üç çocuk annesiyim, bekarım. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü mezunuyum. Formasyonum var, o yüzden öğretmenlik de yaptım. İstanbul Beyoğlu’nda yaşıyorum. 30 yıllık öğretmenlik geçmişim var. Emekliyim şu anda.
IMCP’ye katıldığında hayatını nasıl tanımlıyordun?
Hayatım boyunca tek meslekte kalmadım ben. Hep bir arayıştaydım; hangi meslekte daha iyi olacağım diye. Toplamda yedi farklı diploma ya da sertifikayla desteklenmiş, deneyimlediğim ve para kazandığım alan var. Emekli olmadan hemen öncesine kadar bunların dördünü de eş zamanlı yapıyordum. Sanki dört tane kişi gibiydim ama bir taneydim. 2019 yılı sonunda hepsini bıraktım. Çünkü çok yorulmuştum. Hep başarmaktan, hep yarışmaktan, hep güçlü olmaktan yorulmuştum. Hayatta kalıyordum ama iyi hissetmiyordum kendimi. Ve o gün şunu dedim kendime: Sonlu başarılar değil, sonsuz bir iyi oluş hâlini arıyorum.
Katılma kararında en etkili olan neydi?
Ben kalıcı bir değişim arıyordum. MYK belgesi aldım. Altı yıl boyunca ICF tarzında koçluklar yaptım. Başkent Üniversitesi’nden temel ve üst düzey eğitimler ve sertifikalar aldım. Ama bir şey eksikti. Koçluğu biliyordum ama tam anlamıyla yaşamıyordum. Olduğum hâlimle buraya aitim fikrini bende oluşturdu. Maskelerin indiği, etiketlerin kapıda bırakıldığı bir alandı burası. İçimdeki ses “Kaçma, kal burada” diyordu. Misha’nın “Sisteme güven” demesi ve Elena’nın “Burada rahatsın, burada kalabilirsin” hissini vermesi benim için çok etkili oldu.
Program başladıktan sonra hayatında en büyük değişim ne oldu?
Ben özgüvenli birisiyim. Ancak sanki içimde bazı şeyleri sıkıştırarak bu özgüvene sahipmişim gibiydi. Şimdi sakin bir güç benim için o özgüven. Hayır demeyi öğrenmem, sınır koyabilmem, bunu rahatlıkla yapabilmem… Sessizlik benim için artık değersizlik değil. O zaman sessiz kaldığım zaman kendimi değersiz hissediyordum. Şimdi o ifade etmem kendiliğinden oluyor diyebilirim. Ben acıya katlanmak zorunda olmadığımı gördüm. Sevinci seçebileceğimi fark ettim. Sanki içsel bir navigasyon kazandım. Sakin ama güçlü bir bilince sahip oldum.
Şu anda aktif koçluk yapıyor musun? İlk müşterilerini edinmende en etkili olan neydi?
Evet, profesyonel olarak koçluk yapıyorum. Aktif 8 müşterim var şu anda. 30 seanslık dönüşümsel çalışmalar yürütüyorum. En az 5 seanslık paketlerle ilerliyorum. İlk görüşmem ücretsiz. Danışanlarım da bir sonraki danışanlarımı getiriyor. Buradaki en büyük gücüm, müşteri emniyetim diyebilirim. İlk müşterilerimde elimde net bir çerçevenin olması çok iyi geldi. Süper olma baskısını kırdığım zaman her şey değişti. Ekim ayının sonunda ücretli koçluk yapmaya başladım ve program bitmeden bu eğitimin ücretini çıkardım. Şimdi fazlasını da kazanıyorum diyebilirim.
Dönüşüm sürecinde seni en çok zorlayan neydi?
Bu yatırımın geri dönmeyeceğini düşünüyordum ben açıkçası. İlk kez kendime bu kadar büyük yatırım yaptım ve bir yılımı kendimle tanışmaya ayırdım. Ama gördüm ki içim değişmeden dışım değişmiyormuş. Bende çok güçlü iki kalıp vardı: “Susarsam sevilirim” ya da “şefkat görürüm.” İkincisi de “Konuşursam dışlanırım.” Bu kalıpları çıkardım diyebilirim bu eğitimden. Kontrol takıntımı bırakmayı öğrendim. Değiştirebileceğim şeyler için sorumluluk alıyorum, değiştiremeyeceklerimi de bir kenara bırakıp yoluma devam ediyorum.
Çevren bu değişimi nasıl fark etti?
Eski benden yeni bene geçiş o kadar kolay olmadı. Bana “Eskisi gibi konuşmuyorsun, koç gibi konuşuyorsun” dediler. Oysa ben gerçeklerle konuşuyordum aslında. Mış gibi yapmıyordum. Açıkça konuşuyordum. Ben rol yapmadım, gerçek kaldım. Ve gördüm ki ben değişince onlar da değişti. Şu anda onlar da koç gibi konuşuyorlar benimle.
MCP koçluğunu kendi kelimelerinle nasıl tanımlarsın?
Kendini kandırmayı bırakma pratiği diyebilirim. Mış gibi yaşamayı bozan bir sistem. Robot gibi yaşamaktan insan gibi yaşamaya geçiş sistemi diyebilirim.
Bu eğitimi kimlere önerirsin?
“Ben böyleyim, beni böyle kabul et, değişmem” demekten yorulanlar için. Etiketlerini kapıda bırakabilenler için. İyi hissetmeyi ertelemek istemeyenler için.
Siz de profesyonel olarak derinleşmek ve ustalık seviyesine geçmek isterseniz MCP Koçluk Sertifika Programı’na katılabilirsiniz:
https://bit.ly/koçluk_sertifika