“Görünmez el gibi tutan bir program var.” – Esra Aslan’ın Hikâyesi
Meltem Akköz
“Kendim zannettiğim biriyle yeniden tanışmaya başladım.” – Meltem Akköz’ün Hikâyesi
Meltem, kendinde değiştirmek istediği şeyleri fark ediyordu; ama bir noktada şunu gördü: Farkındalık bir şeyi değiştirmek için yeterli olmuyor. İşten ayrıldıktan sonra kararsızlık ve karamsarlık arasında kaldığı bir dönemde MCP Temelleri’ne katıldı. Bu süreçte korktuğu yerde kendine “denemeden bilemezsin” demeyi, iyi yapamadıklarına takılı kalmak yerine iyi yapabildiği tarafı görmeyi ve kendisiyle yeniden tanışmayı deneyimledi.
Seni biraz tanıyabilir miyiz?
Ben Meltem. Daha öncesinde sağlık sektöründe çalıştım. Sağlık sektöründen ayrıldıktan sonra yaklaşık iki yıl çalışmıyordum.
Şu an Alzheimer hastası bir teyzenin bakımıyla ilgileniyorum. Evli değilim, hiç evlenmedim. Çocuğum yok. Ailemle birlikte yaşıyorum; annem, kardeşim ve ben birlikteyiz.
IMCP’ye katıldığında hayatını nasıl tanımlıyordun?
IMCP ile ilk tanışmam Türkiye’ye ilk geldiği döneme denk geliyor. İlk HİBE programıyla tanıdım. O dönemde işten ayrılmıştım. İşten ayrılalı bir sene olmuştu ama ben hâlâ kendime gelememiştim.
“Ne yapsam, ne etsem?” dediğim, kararsızlık ve karamsarlık içinde olduğum bir dönemdi. O zaman programı gördüm ama çalışmadığım için katılamam diye düşündüm.
Sonra katılmaya karar verdiğim dönemde biraz daha şunu görmeye başladım: Bir şeylerin sorumluluğunu almam lazım. Düşüncelerimi sorguluyordum. “Benim bu düşündüğüm doğru mu? Gerçekten böyle mi? Bunun bir alternatifi var mı?” diye bakıyordum.
Kendimde keşfettiğim birkaç şey vardı. Evet, bunları değiştirmek istiyordum ama değiştirmek istiyorum deyince değişmiyordu. Farkındalık bir şeyi değiştirmek için yeterli olmuyordu. Demek ki başka şeyler gerekliydi. Başka bir şeyleri daha öğrenmem gerekiyordu.
Katılma kararında en etkili olan neydi?
Ben aslında ilk HİBE programından sonra katılmaya karar vermiştim. Sadece o dönem maddi olarak durdum.
Misha o programda şunu söylemişti: Eğer maddiyatla ilgili bir şeyden dolayı duruyorsanız, siz harekete geçmediğiniz sürece o değişmeyecek. Bu bende çok etkili oldu.
İki yıl boyunca çalışmadım, bir adım ileriye gitmedim. “Ben bu programa katılmak istiyorsam ne yapmam lazım? İş bulmam lazım,” dedim. O sırada bir iş teklifi gelmişti. Bu programa katılacak olmasaydım muhtemelen o işi yine kabul etmeyecektim.
MCP Temelleri’ni tamamladıktan sonra elde ettiğin en önemli 3 sonucu bizimle paylaşır mısın?
Birincisi, biraz daha cesaretli oldum diyebilirim. Belki de kendimin sırtını sıvazlamayı öğrendim. Hayatımda birçok şeyden kaçındığımı, birçok şeyi yapmaktan korktuğumu ve kendi kabuğuma çok çekildiğimi gördüm.
Artık bir şeyden korktuğumda ya da ürktüğümde kendime şunu soruyorum: Denemeden bilemezsin.
İkincisi, bir şeyi yapmadan bile kafamda ne kadar çok cevap ürettiğimi fark ettim. “Yapamıyorsun, edemiyorsun” gibi birçok şey zaten içeride hazırmış.
Üçüncüsü, her şeyi çok iyi yapmak zorunda olmadığımı görmeye başladım. İnsan bir makine değil sonuçta. İyi yapamadığım şeylere takılıp kalmak yerine, iyi yapabildiğim şeyi bulup ona odaklanmak, o yanımı parlatmak daha önemli.
Şu anda aktif koçluk yapıyor musun? İlk müşterilerini edinmende en etkili olan neydi?
Henüz ona cesaret edemedim açıkçası. Ama arkadaşlarla birlikte çalışmak keyifli bir deneyimdi.
Bir şeyi olduğu gibi algılamanın ötesinde, karşı taraftaki insanın ne dediğini anlayabilmek çok güzel. Çünkü onun ne dediğini anladığında aslında kendinin de ne demek istediğini anlıyorsun. O kadar birbirinin içine geçmiş ve bağlantılı durumdayız ki.
Bu süreçte hayatından neleri çıkardın?
Şu an en çok sigarayla ilgili çalışıyorum. Çünkü bunun da bir kalıp olduğunu görmeye başladım. İçimde bir yerlerin karşılanmamış ihtiyacını telafi etmek amacıyla ortaya çıktığını kabul ediyorum.
Normalde günde bir paket sigara içen bir insanım. Ama iki gündür günde beş tane içiyorum. Demek ki ben bunu hiç içmeden de yapabilirim.
Şunu görebiliyorum: Ben sigarayı çok otomatik içiyormuşum. Şimdi içtiğimde gözlemliyorum. Bilinçli bir şekilde oturup içsem belki içemem ama bir telefonla konuşurken dikkatimi vermezsem bir anda hepsi gidebilir. Beyin çok garip bir şey gerçekten.
Çevren bu değişimi nasıl fark etti?
İlk başta koçluk deyince insanların aklına çok farklı şeyler geldiği için anlatmakta zorlandım. “Terapi mi yapıyorsunuz?” gibi sorular geldi. Şimdi biraz daha iyi ama hâlâ tam olarak ne olduğunu anlamaya çalışıyorlar.
Bendeki değişimi de zamanla daha net fark edeceklerini düşünüyorum. Çünkü yıllarca otomatikleşmiş davranışların bir anda değişmesi çok mümkün değil.
Yine de dışarıdan şunu fark edebiliyorlar: Bir olay olduğunda eskisi gibi fevri ve apar topar davranmıyorum. Bir duruyorum. Bazen bu “robot gibi oldun, dondun sanki” gibi algılanabiliyor. Ama o donma anı, aslında içeride bir şeyleri birbirinden ayırma anı.
MCP koçluğunu kendi kelimelerinle nasıl tanımlarsın?
Benim için MCP koçluğu, çok eskiden tanıdığınız birini aslında tanımadığınızı fark edip onunla yeniden tanışmak gibi.
Kendimizi tanıyoruz zannediyoruz ya… Ben de kendimi tanıdığımı sanıyordum. Ama bakıyorum, aslında o kadar uzakmışım ki. Hâlâ da çok yakın değiliz; yavaş yavaş inşallah yakınlaşırız.
O kadar görmemişiz, o kadar kulak vermemişiz. Bir şeyleri bastırmışız. Çok da bilinçsiz aslında, belki tamamen koruma amaçlı. Benim için eski bir dostluğu yeniden tanımak gibi.
Bu eğitimi kimlere önerirsin?
Bence kendiyle tanışmak isteyen herkese. Aslında hepimizin buna ihtiyacı var. Çünkü hepimiz kendimizi tanıdığımızı zannediyoruz.
Hareketlerimizin asıl sebeplerini, kendimize yapıştırdığımız şeyleri görmek gerekiyor. “Ben öfkeliyim, ben sinirliyim” diyoruz. Hayır, belki de orada karşılanmamış bir ihtiyaç var.
Kendimizi anlamadığımız için anlatamıyoruz. Anlatamadığımız için de ilişkilerimizde sıkıntı yaşıyoruz. Ben kendimi anlamıyorum ama istiyorum ki karşı taraf beni anlasın. Nasıl olacak o?
Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı?
Ben buraya geldiğimde böyle bir ortam beklemiyordum. Derslere başladığımızda hepimiz çok sıcak karşılandık. Çok alışkın olmadığımız bir sıcaklık, rahatlık ve sevgiyle karşılandık. Bu bizi ilk başta şaşırttı.
Ama şuna çok inanıyorum: Bu gerçekten yayılıyor. Bir şeylere farklı bakmayı öğrendiğimiz zaman hayata bakış açımız değişiyor ve insanları sevip sarmalama ihtimalimiz artıyor.
Kardeşim bana hep “Sen sevgi pıtırcığısın, öyle bir dünya yok,” derdi. Ama ben şunu görüyorum: Bu eğitimleri aldığım zaman insanlara daha anlayışla bakabiliyorum. “O da benim gibi bir yerden davranıyor şu an,” diyebiliyorum. Bu beni çok sakinleştiriyor.
Bazen hem kendimizin hem de karşımızdaki insanın insan olduğunu unutarak hareket ediyoruz. O yüzden çok güzel bir programdı. Dilerim daha çok insan bundan faydalanabilir.
Siz de Reaktif Dönüşüm Yöntemi’ni öğrenmek ve MCP yaklaşımını kendi hayatınızda ya da çalışmalarınızda kullanmaya başlamak isterseniz MCP Temelleri programını inceleyebilirsiniz: