“Görünmez el gibi tutan bir program var.” – Esra Aslan’ın Hikâyesi
Selin Sezgin
“Artık düştüğüm yerden kalkabiliyorum.” – Selin Sezgin’in Hikâyesi
Selin, kendisiyle ilgili bazı şeyleri fark etmeye başlamıştı; ama bu farkındalığı nasıl yöneteceği ve davranış değişikliğine nasıl götüreceği onda hâlâ bir soru işaretiydi. MCP Temelleri’yle karşılaştığında tam da “Bir şeyi fark ediyorum ama nasıl çözeceğimi bilemiyordum” dediği bir dönemden geçiyordu. Eğitim sürecinde tetiklendiği anlarda düştüğü yerde kalmamayı ve yeniden kalkabilmeyi deneyimledi.
Seni biraz tanıyabilir miyiz?
Ben Selin. 33 yaşındayım. Özel sektörde çalışıyorum. Aynı zamanda kendi kişisel gelişimime çok merak ettiğim için çok fazla araştırma yapıyorum, eğitimlere katılıyorum.
En son MCP Temelleri’nden mezun oldum. Sertifikasyon sürecim de devam ediyor.
MCP Temelleri’ne katılmadan önce nasıl bir ruh halindeydin?
Daha çok kendimle alakalı bir durumum vardı. Ben dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı aldım 32 yaşında. O bana çok çalkantılı bir dönem gibi geldi.
“Neymişim? Ne demek bu?” diye derinine inmeye başladığım bir dönemdi. Terapi sürecim de devam ediyordu. Duygu, düşünce ve davranışlarımın arasındaki ilişkiyi zaten fark etmeye başlamıştım ama neyi nasıl yönetebileceğim ya da davranış değişikliğine götürebileceğim konusu bende bir soru işaretiydi.
Bir şeyi fark ediyorum kendimle alakalı ama nasıl çözeceğimi bilemiyordum. O yüzden tam bu esnada MCP ile denk geldim ve hemen eğitime başladım.
Programa katılma sebebin neydi?
Ana sebebim kendi kişisel dönüşümümdü.
MCP Temelleri’ni almamdaki etken, tam ihtiyacım olan şeyin tam o zaman denk gelmesiydi. “Budur” dediğim noktaydı.
Misha’yı tanımıyordum, kimseyi tanımıyordum, ne olduğunu da bilmiyordum. Web sayfasındaki duygu, düşünce ve davranışlarla ilgili açıklamaları okuduğumda ilgimi çekmeye başladı. Sonra randevu oluşturdum ve süreç öyle başladı.
Ben sadece şunu biliyordum: Burası bana duygularımı, düşüncelerimi, davranışlarımı dışarıdan fark etmemi sağlayacak bir mekanizma sunacak. Ben buna okeydim.
MCP Temelleri’nden sonra hayatında hangi alanlarda değişim başladı?
Ben aslında şaşırdım. Çünkü MCP Temelleri’ndeki iki aylık süreçte çok hızlı yol kat ettiğimi ve davranış değişikliğini gördüm.
Bunu “Ben davranışımı değiştirmeliyim” algısıyla yapmadım. Sadece eğitimi tamamlayarak ilerlediğimde, “wow” dediğim sonuçlarla karşılaştım.
Kendimi yargılamayan ve duygularımı regüle edebilen bir hale geldiğimi fark ettim. Kontrol de diyemiyorum; çünkü regüle edebiliyorum. Bir şeyi sıkıp durdurmaya çalışmak gibi değil. Hiçbir baskı olmadan, daha rahat bir şekilde tetiklenmediğimi gördüm.
Eskiden bir olayda kesinlikle nasıl reaksiyon vereceğimi bilirdim. “Eski ben olmuş olsaydım yapacağım yol belliydi,” diyordum. MCP Temelleri’nde bu kalıpları görmeye başladım. Bu benim gözümde iki aylık bir süre için mucize gibi bir şeydi.
MCP Temelleri’ni tamamladıktan sonra elde ettiğin en önemli sonucu nasıl anlatırsın?
Kendimi fark etme ve dönüştürme gücümün olduğunu hissettim.
Yaşadığım herhangi bir tetiklenmede, beni rahatsız eden herhangi bir olayda “Bir dakika, çözümü biliyorum, masaya yatıralım,” diyorum. Masaya yatırıyorum ve aynı şeyleri fark ediyorum. Dönüştürebildiğim noktada da dönüştürüyorum.
Yaşadığım olumsuzluklar var ama bunlar beni artık düşürmüyor. Kendi hayat yolculuğuma devam edebilme motivasyonumu sağlayan bir sonuç var aslında.
Artık düştüğüm yerden kalkabiliyorum. Düştüğüm yerde kalmıyorum. Kendimi daha fazla geriye çekmiyorum. Düşüyorum, düştüğümün de farkındayım. “Kalkalım. Nasıl kalkabilirim?” diye bakabiliyorum.
Şu anda aktif olarak koçluk yapıyor musun?
Aktif olarak şu an koçluk yapmıyorum. Hem zaman kısıtlamam var hem de sertifikasyon süreci devam ediyor.
Bir koçluk deneyimim oldu. Birkaç müşteriyle konuşmuştum, bir müşterimle de bir koçluk deneyimimiz oldu. Koçluk yapmasam da mini çalışmalar yaptığım kişiler de oldu.
Onlardaki aydınlanmayı, farkındalığı fark etmenin verdiği müthiş bir keyif var. O çok hoşuma giden bir şeydi. Ama eksiklerimi de biliyorum. Bir müşteriye nasıl yaklaşacağım ya da nasıl toparlayacağım kısmı bende soru işaretiydi. Sertifikasyon süreciyle devam etmek istememin sebeplerinden biri de buydu.
Eğitim sürecinde değişimle ilgili korkuların oldu mu?
Müthiş bir rahatlama yaşadım. Aslında ben değişimden korkmuyorum. Çünkü iyiye ve güzele değişeceğimi biliyorum.
Ben kendimi bir arınma döneminde gibi görüyorum. İnime kadar inmek istiyorum. En dibi neyse orayı da görmek istiyorum.
Hâlâ korktuğum şeyler var. Bazen darlanıyorum. Birkaç gün önce düşük modum vardı. “Eyvah, eskiye mi dönüyorum? Bütün eğitimler çöpe mi gidiyor?” dediğim bir an oldu.
Sonra en bildiğim şeyi yaptım: Kendime döndüm. Sakin kalabildikten sonra o gücü hissediyorsun zaten. “Her şeyi çözebilirim. Her şeyi bir şekilde çözebilirim,” diyorsun.
Ben kendimi hissettiğim her anda yoluma devam edebilirim. Tetikleneceğim ve bu tetiklenmelerin üzerine gittikçe gerçek benliğime ulaşacağım diye düşünüyorum.
Bu süreç senin için hayatından neleri çıkardığın bir süreçti?
Benim öfke problemim vardı. Öfkemi kontrol edemiyordum. MCP’den önce çok ciddi bir şekilde öfkemi yutuyordum. Kaçma eğilimindeyken ikinci, üçüncü tetiklenmede bu sefer parlıyordum, patlıyordum.
Kendimi haklıyken haksız duruma koyduğum noktalarda buluyordum. Bu benim artık “yeter” dediğim noktaydı.
Otomatik olarak bunun dönüşümüne şahit olduğum için artık böyle dalgalanmıyorum. Ama bu sadece öfke modelinde çalıştığım bir şey. Kendimde daha birçok duygu ve düşünce girdabı varsa, bunlar da devam edecek bir çalışma.
Bazen bu beni bunaltıyor. “Çok fazla konu var kendimle alakalı,” diyorum. Ama bir yandan da heyecan ve motivasyon içindeyim.
Kolay değil. O duyguyu yaşıyorum. Ama “Yapabilirim ve dayanabilirim. Düşersem de kalkabilirim,” diyorum.
Çevren bu değişimi nasıl fark etti?
Ailemden uzak yaşadığım için ailemle çok iç içe değiliz. Ama iş arkadaşlarım, iş ortamında tepkisellikle hareket etmediğimi fark ediyorlar.
Bir şey olduğunda “Selin, konuşabilir miyiz?” dedikleri noktalar oluyor. İlk zamanlarda “Selin sen bazı şeyleri aşmışsın,” dedikleri noktalar vardı.
Her süreçte böyle değil; “wow” dedikleri bir durum yok. Ama şu an yaşanılan durumlarda tepkisel olmadığımı herkes fark edebiliyor.
MCP koçluğunu kendi kelimelerinle nasıl tanımlarsın?
Ben özüne dönmek diyorum.
Benim koçluk tanımım kişinin kendiyle olan ilişkisinde yatıyor. Kavramlarla değil, zamanla değil, üçüncü şahıslarla değil; kendiyle olan ilişkisinde.
Kendimizi tanıdığımızı düşünüyoruz ama ben aslında içsel mekanizmamızın nasıl çalıştığını tanımaktan bahsediyorum. Mekanizmayı tanımaya çok meraklıyım kendimde. Kendimi çözmeye meraklıyım.
“Vay be, ben de böyleymişim. Benim mekanizmam böyle çalışıyormuş,” demek istiyorum. Bu mekanizmayı dışarıdan gördüğüm zaman rahatlayacağımı hissediyorum.
Bir MCP koçu olursam, kişinin de bu deneyimlerine şahit olmak istiyorum. Çünkü kişi kendini fark ettiği zaman yapamayacağı hiçbir şey olmaz. Beni durduran tek şey kendimsem, kendimi durdurmak istemiyorum.
Ben kimseye bir şey öğretemem ama kişinin kendisini fark etmesine ve kendi mekanizmasını çözmesine katkı sağlayabilirim.
Bu eğitimi kimlere önerirsin?
Ben bunu herkese önerebilirim. Çünkü çatışma yaşayan, kendi içsel çatışmasını yaşayan herkese önerebilirim.
Özellikle nöroçeşitli kişilere de çok önerdim. “Maddi durumunuza bir bakın, uygunsa öneriyorum,” dediğim arkadaşlarım oldu.
İki aylık bir eğitim sürecinde ben kendimi fark ettim ve dönüştürebildim. Bunu ben yapmadım gibi geliyor. Beynin otomatik mekanizmasıyla olan bir şey gibi.
Sadece STEAM yaptım, yapılması gerekeni yaptım ve beyin anladı. Fark etmesi, onu geri planda çözüyor gibi.
Ama buna açık olmak gerekiyor. Herkes buna açık değil. Ben hep “Önce kendinle ilişkin” noktasına bakıyorum. Çünkü benim için her şeyin başı kendimden geçiyor.
Gelecekle ilgili planların neler?
MCP koçu olmayı istiyorum. Ekonomik özgürlüğümü kendim kazanmak ve bir yere bağlı kalmak istemiyorum.
Artık istediğim çevrede, istediğim insanlarla bir arada olmak istiyorum. Beni etkileyen şey bu.
Çok farklı bir hayat yaşayacağıma inanıyorum. Şu anki hayatım sanki eski dönemin son sayfalarındaymışım gibi hissettiriyor. Sanki yeni bir kitaba başlayacakmışım gibi.
O potansiyeli kendimde taşıdığımı hissediyorum ama şu an realitede onun yolunu aralamaya çalışıyormuşum gibi geliyor.
2026’daki Selin nasıl bir Selin olacak, ben de çok merak ediyorum.
Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı?
Misha’nın kurduğu sistemin ne kadar başarılı olduğunu, ne kadar sistemsel bir şey oturttuğunu hayranlıkla fark ettim ve takdir ettim.
İşleyen bir sistem var. Bunu fark etmek, bu sistemin içinde yer alıp kendi sistemimi dönüştürmek benim için çok kıymetli.
“İyi ki buradayım,” diyorum. Umarım bu programdan en verimli haliyle mezun olabilirim.
Siz de Reaktif Dönüşüm Yöntemi’ni öğrenmek ve MCP yaklaşımını kendi hayatınızda ya da çalışmalarınızda kullanmaya başlamak isterseniz MCP Temelleri programını inceleyebilirsiniz: