“Görünmez el gibi tutan bir program var.” – Esra Aslan’ın Hikâyesi
Seda Atlı
“Ya kendi hayatımı seçecektim ya da doktorların söylediğine inanacaktım.” – Seda Atlı’nın Hikâyesi
Seda, IMCP’ye katıldığında içinde bir eksiklik ve boşluk hissi olduğunu söylüyor. Yıllar süren zorlu bir sağlık sürecinde, tedavisi olmadığı söylenen bir rahatsızlıkla karşılaştığında net bir seçim yapmıştı: Ya kendi hayatını seçecekti ya da doktorların söylediğine inanacaktı.
Seda, diğer ihtimali seçti. Aynı rahatsızlığı yaşayan insanların hikâyelerini dinledikçe yalnız olmadığını hissetti ve kendisinde de bir iyileşme başladı. IMCP ise onda kalan eksik parçayı tamamladı; kendi ifadesiyle, “sanki yapboz tahtasında eksik kalan parça orasıymış” gibi.
Seni biraz tanıyabilir miyiz?
48 yaşındayım, hemşirelik ve mühendislik bölümlerinden mezunum. İstanbul da yaşıyorum. Uluslararası lojistik yapan bir firmada çalışıyorum.
IMCP’ye katıldığında hayatını nasıl tanımlıyordun?
Aslında bir eksiklik hissi vardı. Böyle bir boşluk hissi vardı bende.
Ben 7-8 sene süren bir sağlık süreci yaşamıştım. Zor bir sağlık süreciydi çünkü tedavisi olmadığı söylenen bir rahatsızlıktı. Hatta hâlâ kısmen var. Kaslarla ilgili bir rahatsızlık.
Doktorlara gittiğimde, iyileşmeyeceğini söyledikleri zaman orada bir seçim yapmam gerekti. Ya kendi hayatımı seçecektim ya da doktorların söylediğine inanacaktım.
Ben diğer ihtimali seçtim. Bu hastalığa yakalanan insanların öykülerini dinlemeye, okumaya başladım. Duygularını gördüm, hislerini hissettim, kendimi de hissettim. Yalnız olmadığımı gördüm.
Orada bende bir uyanış başladı aslında, bir farkındalık başladı. O insanların hayatlarını gördükçe, onlar bana dokundukça ben iyileşmeye başladım. Buna birçok insan inanamadı ama ben iyileşmeye başladım.
Tam tamamlamadım süreci ama kalan eksikliğim sanki IMCP ile tamamlandı. Sanki yapboz tahtasında eksik kalan parça orasıymış gibi oldu. Öyle karar verdim ve başladım.
Katılma kararında en etkili olan neydi?
Aslında biraz daha kişisel gelişimdi. Biraz daha tekniğini kavramak, ne oluyor bilmekti. Ama katıldıktan sonra baktım ki ben bunu meslek olarak da yapabilirim. İnsanlara dokunma hali çok hoşuma gitti.
Misha’nın enerjisine bayıldım. Ücretsiz bir online tanıtım vardı. Orada çok hoşuma giden şey, Misha’nın kendinden emin şekilde anlatmasıydı. Öğrendiğim ifadeyle söyleyeyim: ürününün ürünü olmak. Misha tam anlamıyla öyleydi.
Bir de bu mistik ya da spiritüel bir şeyden öte, bilimsel bir temele dayanıyordu. Bir teknik vardı. Sistematik ilerliyordu ve mantığıma yattı. Hiçbir şey boşta kalmadı. Bir buçuk sene düşündüm; ekonomik durum biraz oturunca karar verdim.
MCP Temelleri’ni tamamladıktan sonra elde ettiğin en önemli 3 sonucu bizimle paylaşır mısın?
Bir kere kendime yaklaştım. En önemlisi bu. Çünkü ben kendim zannettiğim bir sürü parçayla uğraşıyormuşum. Kendime yaklaştım. İsteklerimi görebildim, ihtiyaçlarımı görebildim.
İkincisi, aileme daha yakınlaşabildim.
Üçüncüsü de şikâyet ettiğim işimi şikâyet etmeden yapmaya başladım. İnsan ilişkilerim değişmeye başladı. İnsanları daha sakin karşılamaya başladım. Dışarıya çıktığım zaman da eskisi gibi yargılamamaya başladım. İster istemez bir yargı varmış, o da azaldı.
Bunlar benim hayatıma yansıyanlar.
Şu anda aktif koçluk yapıyor musun? İlk müşterilerini edinmende en etkili olan neydi?
Direkt müşteri almadım. Hiç müşterim olmadı.
MCP Temelleri’ne başlamamla birlikte babamın rahatsızlığı ve vefatı oldu. Çok fazla karmaşık duygu ve olayla karşılaşmak durumunda kaldım. Orada bu çalışma kendini çok gösterdi. “Bu tesadüf değil,” dedim.
Belli sınırları koruyabildim. Belli tepkileri doğru yerde verebildim. Bana orada çok yardımcı oldu.
Direkt müşteri almadım ama çok insanla iletişim halinde oldum ve bu onlara yansıdı. Danışan-müşteri ilişkisi gibi görünmese de öyle bir ilişki kuruldu ve sonuçlarını gördüm. Birkaç arkadaşımda da gördüm.
Bu süreçte hayatından neleri çıkardın?
En çok “Bu iş bana mı kalacak?” kalıbım vardı. “Yine bana mı kalacak bu iş?” Ondan kurtuldum aslında.
İkincisi, “Onların bana ihtiyacı var” kalıbı çok vardı bende. Etrafımdaki herkesin ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarımdan daha fazla görüyordum. Onlar ben olmadan hayatta kalamazlarmış gibi geliyordu.
Bu kalıbı çok fark ettim. Ben olmasam da insanlar hayatlarını idame ettirebilir ve devam ettirebilir kısmı beni çok rahatlattı. O kalıp beni çok fazla yoruyormuş.
Bir de öfkelendiğimde otomatik verdiğim tepkilerimden kurtuldum.
Çevren bu değişimi nasıl fark etti?
Aslında biraz şaşkınlar. Mesela kardeşim, “Abla, sana böyle böyle söyledi. Sen nasıl sakin kaldın? Nasıl delirmedin?” diyor.
İnsanlar bunu sormaya başladı. “Sen bununla nasıl baş ettin?” diye dönüşler aldım. Birkaç arkadaşım da “IMCP’de nerede eğitim almıştın, biz de ona bakalım,” demeye başladı. İnsanlar bende daha sakin bir taraf olduğunu fark etmeye başladılar.
Bir de insanlarla konuşurken gerçekle hikâyeyi ayırt edebilmeye başladım. Kişilerin anlattıklarında “Bak, sen burada hikâyeleştiriyorsun. Gerçek durum bu değil,” diye fark ettirebildim. Onlar da bunu fark ettiği zaman bir refleks olarak durdular. Değişim biraz orada başladı. Onlarda da başladı, bende de.
MCP koçluğunu kendi kelimelerinle nasıl tanımlarsın?
MCP koçluğunu şöyle tanımlayabilirim: Sanki içimdeki bütün acıtan, batmış iğneleri tek tek anne şefkatiyle çıkartan bir mucize gibi.
Gerçekten bana fark ettirmeden, yavaş yavaş, adım adım o iğneleri tek tek çıkardı. “Bak acımayacak,” diye diye, o şefkatle beni ikna etti.
Beni ikna ederek yaptı MCP. Gerçekten her şeyi benim onayımla, beni hiç zorlamadan yaptı ve beni çok güzel bir yere getirdi.
Bu eğitimi kimlere önerirsin?
MCP Temelleri bence herkes için uygun bir eğitim. Kesinlikle büyük bir farkındalık kazandırıyor. Herhangi bir yaş sınırı olduğunu düşünmüyorum.
Kişiler hayatlarında hep aynı tekrarları yaşıyorlarsa kesinlikle katılmalılar. “Ben bunu niye yaşıyorum?” sorusunun cevabını orada görebiliyorlar. Şikâyet de ortadan kalkıyor.
“Ben bunu tekrar yaşıyorsam, burada bir şeyi hâlâ aynı yapıyorum,” diye fark edebiliyor kişi. Ben kesinlikle herkese öneririm.
Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı?
Şu an kendi iş hayatımda da bir şeyler daha sakinleşmeye başladı. MCP koçu olmak istediğime de karar verdim. Bu benim için ikinci bir meslek olabilir. Belki 48 yaşından sonra olacak ama bunu yapmak istedim.
Çünkü bunun önemini şurada görüyorum: Ben rahatsız olduğum zaman ihtiyacım olan şey birinin bana dokunmasıydı. Bunu fark etmiştim. O insanların öyküleri bana dokundu. Daha önce onlar zahmet edip kendilerini içtenlikle açık paylaştıkları için ben oradan fayda sağlayabildim.
Şimdi ben de bunu başkaları için yapabilirim. Çünkü oradaki büyük faydayı gördüm. Oradaki tatminin ne olduğunu biliyorum, birebir yaşadığım için.
Aklıma gelen bir şey de şu: Fiziksel ya da herhangi bir sağlık sorunu olan insanlar için de bu alanın bir tık daha farklılaşabileceğini düşünüyorum. MCP’den gelecekte bunu bekliyorum açıkçası. Çünkü çok güzel bir temeli var ve birçok hayata ışık tutuyor.
Şu an eğitimimden çok memnunum.
Siz de Reaktif Dönüşüm Yöntemi’ni öğrenmek ve MCP yaklaşımını kendi hayatınızda ya da çalışmalarınızda kullanmaya başlamak isterseniz MCP Temelleri programını inceleyebilirsiniz: